| Issue Information Issue-9 Information
pp. i - vi Abstract Keywords: | |
| Review Articles Gıda Güvenliğinde İşletme Yönetimi: Strateji, Risk ve Tedarik Zinciri Yaklaşımları
Yaşar ÇORUH pp. 2 - 15 Abstract Bu çalışma, gıda güvenliğinin işletme yönetimi çerçevesinde stratejik bir unsur olarak nasıl konumlandığını ve sürdürülebilir rekabet avantajı yaratmadaki rolünü incelemektedir. Gıda güvenliği konusu sadece halk sağlığı açısından değil, aynı zamanda kurumsal itibar, tüketici güveni ve pazar payı açısından da kritik bir öneme sahiptir. Literatür taramasında, kalite güvence sistemleri, risk temelli yönetim yaklaşımları ve tedarik zinciri süreçlerinde izlenebilirlik gibi uygulamaların hem ulusal hem de küresel düzeyde önem kazandığı görülmektedir. Araştırmada stratejik yönetim, risk yönetimi ve tedarik zinciri bileşenleri ayrı ayrı ele alınarak gıda güvenliğine bütüncül bir bakış açısı geliştirilmiştir. HACCP ve ISO 22000 gibi standartların işletmelerdeki uygulama düzeyleri ile performans ilişkisi analiz edilmiş; blockchain ve IoT gibi teknolojilerin izlenebilirlik ve şeffaflık üzerinde oluşturduğu etkiler değerlendirilmiştir. Ayrıca, sektörün önde gelen şirketleri üzerinden kısa vaka analizleri sunularak teorik çerçevenin pratik yansımaları ortaya konmuştur. Sonuç olarak, gıda güvenliği uygulamalarının yalnızca mevzuat gereği değil, aynı zamanda kurumsal stratejinin bir parçası olarak benimsenmesinin, işletmelere uzun vadeli faydalar sağladığı ortaya konmuştur. Çalışma, gıda endüstrisinde faaliyet gösteren işletmelerin gıda güvenliği yatırımlarını bir maliyet unsuru yerine stratejik bir rekabet avantajı olarak değerlendirmeleri gerektiğini vurgulamaktadır. Keywords: Gıda güvenliği, işletme yönetimi, tedarik zinciri, risk yönetimi. | |
| Review Articles Dijital Tedarik Zinciri Ekosisteminde Yönetsel ve Örgütsel Dönüşüm: Teknolojilerin Karar Alma ve İş Birliği Üzerindeki Etkisi
Deniz Çınar pp. 16 - 26 Abstract Amaç: Bu çalışma, dijital teknolojilerin tedarik zinciri yönetiminde yönetsel karar alma ve organizasyonel iş birliği üzerindeki dönüştürücü etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Mevcut literatür genellikle operasyonel verimlilik üzerinde yoğunlaşırken, bu çalışma dijital dönüşümün yönetsel ve örgütsel boyutlarına vurgu yapmaktadır. Keywords: Dijital dönüşüm, tedarik zinciri, karar alma, iş birliği, çeviklik | |
| Original Articles THE DEVELOPMENT OF DELIBERATIVE SKILLS SCALE: VALIDITY AND RELIABILITY STUDY
Melek Dönmez Yapucuoğlu, Meltem Yalın Uçar pp. 27 - 38 Abstract The aim of this study is to develop a valid and reliable measurement tool to measure the deliberative skills of teacher candidates. The research was carried out with 548 teacher candidates studying in different departments and grade levels at two separate state universities. The KMO value of the Exploratory Factor Analysis of the measurement tool was obtained as .94 and the Bartlett Sphericity chi-square value deemed appropriate was X2=9656.340; p<.01. The final measurement tool was statistically structured as 26 items and four (4) factors. Again, certain fit indices of Confirmatory Factor Analysis (CFA) showed that the KMO structure of the tool was applicable. It was understood that the Cronbach Alpha value of the measurement tool was .92 and the total explained variance was 62.94%. In addition, because the lower and upper group means of all items of the final measurement tool were significant and provided internal consistency, it was concluded that the scale items were significantly (p<.01) discriminatory. Thus, the “Teacher Candidate Deliberative Skills Scale” is a valid and reliable tool that can be used to determine the deliberative approach skills of teacher candidates as a scale developed in a 26-item, four-factor, five-point Likert type. Keywords: Deliberation, Deliberative Skills, Deliberation Skills Scale, Scale development | |
| Original Articles Tarihsel Romanlarda Kadın Figürleri ve Tarih Öğretimi Bağlamında Toplumsal Cinsiyet
Lütfi Budak pp. 39 - 48 Abstract Bu çalışma, tarihsel romanlarda kadın figürlerinin toplumsal cinsiyet rolleri bağlamında nasıl kurgulandığını ve bu kurguların tarih öğretimi açısından pedagojik potansiyelini incelemektedir. Araştırma, Namık Kemal’in Cezmi (1880), Halide Edib Adıvar’ın Ateşten Gömlek (1922), Tarık Buğra’nın Küçük Ağa (1954) ve İskender Pala’nın Şah ve Sultan (2010) romanları üzerinden yürütülmüştür. Nitel içerik analizi yöntemiyle gerçekleştirilen incelemede, kadın karakterlerin tarihsel süreçlerdeki konumları, temsil biçimleri ve toplumsal rollerinin eğitsel bağlamda nasıl işlev gördüğü değerlendirilmiştir. Bulgular, tarihsel romanların, kadınların tarihsel görünürlüğünü artırarak “erkek merkezli” tarih anlatılarına alternatif bir perspektif sunduğunu göstermektedir. Araştırma sonuçlarına göre, incelenen romanlarda kadın karakterler genellikle dönemin ideolojik ve kültürel kodlarıyla uyumlu biçimde “ulusal ahlakın taşıyıcısı” veya “destekleyici figür” olarak kurgulanmakla birlikte, özellikle Cumhuriyet dönemi sonrası eserlerde kadınların kamusal alanda daha aktif roller üstlendiği görülmüştür. Bu durum, tarih öğretiminde toplumsal cinsiyet duyarlılığını geliştirme, tarihsel empati kurma ve eleştirel düşünme becerilerini destekleme açısından önemli bir fırsat sunmaktadır. Ancak romanlardaki idealize edilmiş kadın temsillerinin eleştirel süzgeçten geçirilmeden kullanılması, tarihsel gerçekliğin çarpıtılmasına ve toplumsal cinsiyet kalıplarının yeniden üretilmesine yol açabilir. Dolayısıyla tarihsel romanların eğitimde kullanımı, eleştirel toplumsal cinsiyet perspektifiyle bütünleştirildiğinde anlamlı ve dönüştürücü bir öğrenme deneyimi sağlayabilir. Bu çalışmanın amacı, tarihsel romanlarda yer alan kadın figürlerini incelemek ve bu figürlerin tarih öğretiminde kullanılabilirliğini tartışmaktır. Çalışma, kadınların tarihsel süreçteki konumlarını görünür kılmayı, toplumsal cinsiyet temelli bir tarih öğretiminin imkânlarını tartışmayı ve edebiyat ile tarih disiplinleri arasında köprü kurmayı hedeflemektedir. Böylelikle tarihsel romanların, ders kitaplarındaki boşlukları telafi eden ve öğrencilerin toplumsal cinsiyet duyarlılığı geliştirmelerine katkı sağlayan pedagojik bir araç olarak işlevselliği ortaya konulacaktır. Keywords: Tarihsel roman, kadın temsili, toplumsal cinsiyet, tarih öğretimi, pedagojik değer | |
| Original Articles Özel Okul Haftalık Bültenlerinde Öğretimsel Liderliğin İzlerini Keşfetmek
Mehmet Mazlum, Adem Bayirli pp. 49 - 66 Abstract Bu araştırmanın amacı, bir uluslararası bakalorya (IB) okulunda düzenli olarak yayınlanan (haftalık) bültenlerin öğretimsel liderlik açısından incelenmesidir. Nitel özellikteki bu araştırma, fenomenoloji deseni ile yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubu, Ankara'da bulunan ve 2011 yılında akredite olmuş bir IB Okulunda görev yapan 4 yönetici ve 8 öğretmen olmak üzere toplam 12 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırma verileri, 2020-2021 ve 2021-2022 eğitim-öğretim yıllarında yayınlanan haftalık bültenlerin doküman analizi ve katılımcılarla yapılan bireysel görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Elde edilen doküman üzerinde QDA Miner Lite programı aracılığıyla içerik analizi yapılmış; katılımcılarla gerçekleştirilen bireysel görüşmeler deşifre edilerek betimsel analiz tekniğiyle çözümlenmiştir. Araştırma bulguları, bültenlerde öğretimsel liderliğin üç boyutu arasında dengeli bir dağılım olmadığını ortaya koymuştur. Okul misyonunu tanımlama ve olumlu okul iklimi oluşturma boyutları bültenlerde baskın şekilde temsil edilirken, öğretim programını yönetme boyutunun bültenlere yeterince yansıtılmadığı görülmüştür. Bulgular, bültenlerde öğrenci başarılarının takdir edilmesi gibi olumlu uygulamalar bulunsa da, öğretmenlerin mesleki gelişiminin yeterince vurgulanmadığını göstermiştir. Ayrıca, IB programı kapsamındaki pedagojik işbirliğinin de bültenlere yansımadığı anlaşılmaktadır. Bültenlerde sergilenen öğretimsel liderlik anlayışı, misyon ve okul iklimi oluşturmada güçlü; ancak pedagojik süreçlerin izlenmesi ve değerlendirilmesinde sınırlı kalmaktadır. Bu nedenle, bültenlerin daha etkileşimli hale getirilmesi ve öğretim programı yönetimine daha fazla yer verilmesi önerilmektedir. Çalışma, bütüncül bir liderlik anlayışı için iletişim stratejilerinde dengeli bir yaklaşımın gerekliliğine işaret etmektedir. Keywords: Öğretimsel liderlik, özel okul, uluslararası bakalorya (IB), bülten analizi, QDA Miner Lite | |
| Original Articles Milli Eğitim Akademisi Reformu Sonrasında Öğretmen Adaylarının Eğitim Fakültelerine İlişkin Metaforik Algıları
Mehmet Turhan , Melis Okuldaş pp. 67 - 78 Abstract Bu araştırmanın temel amacı eğitim fakültelerinde öğrenim gören öğretmen adaylarının Milli Eğitim Akademisinin faaliyete geçmesinden sonra eğitim fakültelerine ilişkin algılarını açığa çıkarmaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi ve fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Bu amaçla üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencilerinden anket yoluyla “Milli eğitim akademisi kurulduktan sonra eğitim fakülteleri …….. gibidir, çünkü ……..” cümlesini bir metafor ve açıklama ile tamamlamaları istenmiştir. Maksimum çeşitlilik örnekleme tekniği kullanılarak farklı branşlarda öğrenim görmekte olan 13 bölümden 226 öğrenciden toplanan veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda 181 farklı metafordan, 35 kod, 11 kategori ve 4 temaya ulaşılmıştır. Çalışma sonucunda öğretmen adaylarının Milli Eğitim Akademisinin kurulmasıyla eğitim fakültelerine ilişkin algıları çoğunlukla toplumsal itibarının azaltılarak ve işlevsizleştirilerek eğitim fakültelerinin statü kaybına işaret ederken, yaşanan bu majör değişimin, öğretmen adaylarında, olumsuz duygu durumlarına neden olduğu gözlenmiştir. Aynı zamanda eğitim fakülteleri Milli Eğitim Akademisinden sonra anlamsız, mecburi bir basamak olarak görülse de diğer görüşlerden farklı olarak hala küçük bir kesim için değerini korumaya devam edecek olan anlamlı bir yapı olarak karşımıza çıkmaktadır. Keywords: Milli Eğitim Akademisi, eğitim fakültesi, öğretmen yetiştirme, metafor | |
| Book Review Kitap İncelemesi: ‘Olan Biteni Kaçırma Keyfi: Aşırılık Çağında Kendine Hakim Olmak’
Ozan Kayar pp. 79 - 83 Abstract Danimarkalı psikolog ve düşünür Svend Brinkmann, son yıllarda modern yaşamın hız, üretkenlik ve tüketim merkezli yapısını eleştirel bir bakışla irdeleyen çalışmalarıyla dikkat çeken bir isimdir. Brinkmann’ın 2023 yılında Mercan Yurdakuler’in çevirisiyle İletişim Yayınları tarafından yayımlanan ‘Olan Biteni Kaçırma Keyfi: Aşırılık Çağında Kendine Hakim Olmak’ adlı eseri, çağdaş insanın ruhsal, etik ve politik açmazlarını bütüncül biçimde ele alan önemli bir yapıttır. Kitapta yazar, günümüzün “her şeyi birden isteme” kültürüne karşı ölçülülük, itidal ve özdenetim temelli bir yaşam anlayışı önerir. Bireysel mutluluk arayışını kolektif sorumlulukla ilişkilendirerek, sürdürülebilir bir toplum için “olan biteni kaçırma sanatı”nı temel bir erdem olarak savunur. Kitap; psikoloji, etik ve sosyal teori kesişiminde yer alarak varoluşsal derinliği politik duyarlılıkla birleştirir. Bu inceleme, Brinkmann’ın eserinin temel argümanlarını, yapısal özelliklerini ve psikoloji–sosyoloji–felsefe ekseninde sunduğu özgün katkıları değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Keywords: Svend Brinkmann, modernite ve tüketim kültürü, özdenetim, iyi oluş | |
| Original Articles Qur’ān Translation Practices in India and Turkey: A Comparative Study of Methodology and Reception
Suhair Thottupurath pp. 84 - 93 Abstract This study provides a comprehensive comparative analysis of Qur’ān translation practices in India and Turkey, focusing on their methodological orientations, historical trajectories, sociolinguistic conditions, and public reception. As two influential centers of Islamic scholarship situated within markedly different cultural and political landscapes, India and Turkey have developed distinctive translation traditions shaped by their respective intellectual histories. In India, the multilingual environment and the longstanding legacy of Persianate and South Asian Islamic scholarship have fostered a translation culture that integrates linguistic rendering with extensive exegetical commentary. These translations often reflect the doctrinal, pedagogical, and cultural needs of diverse Muslim communities, producing interpretive works that simultaneously function as translations and explanatory tafsīr resources. In contrast, the evolution of Qur’ān translation in Turkey has been significantly shaped by state-led language reforms, modernization policies, and institutional religious discourse, particularly during the early Republican period. Turkish translations tend to emphasize semantic clarity, linguistic accessibility, and alignment with modern Turkish syntax, reflecting broader nation-building objectives. By juxtaposing these two traditions, this study elucidates how religion, language, and sociopolitical structures intersect to shape the translation and dissemination of sacred texts. The findings underscore the importance of contextual factors in the formation of translation methodologies and highlight the need for further interdisciplinary research in comparative Qur’ān translation studies Keywords: Qur’ān translation, India, Turkey, tafsīr, reception, methodology:** Qur’ān translation, methodology |